| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Deyim | ||||
| Deyim | involve in f. | (birini) işe bulaştırmak | ||
|
I didn't want you involved in this. Seni bu işe bulaştırmak istemedim. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | involve in f. | bulaştırmak | ||
| Genel | involve in f. | karıştırmak | ||
| Genel | involve in f. | sokmak | ||
| Öbek Fiiller | ||||
| Öbek Fiiller | involve in f. | dahil etmek | ||
| Deyim | ||||
| Deyim | involve in f. | başını derde sokmak | ||
| Deyim | involve in f. | (birini) işin içine çekmek | ||
| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | involve oneself in a crime f. | suça bulaşmak | ||
| Genel | involve oneself in f. | üzerine eğilmek | ||
| Genel | involve someone in an illegal activity f. | birini yasadışı bir işe bulaştırmak | ||
| Genel | involve someone in something f. | birini bir şeye bulaştırmak | ||
| Öbek Fiiller | ||||
| Öbek Fiiller | involve someone in something f. | birini birşeye karıştırmak | ||
| Öbek Fiiller | involve in (something) f. | (bir şeye) bulaştırmak/karıştırmak | ||
| Öbek Fiiller | involve in (something) f. | (bir şeye) müdahil etmek | ||
| Öbek Fiiller | involve in (something) f. | (bir şeye) bulaşmak | ||
| Öbek Fiiller | involve in (something) f. | (bir şeye) karışmak | ||
| Öbek Fiiller | involve in (something) f. | (bir şeye) müdahil olmak | ||